GİDENLER GAZELİ

Ömür dediğimiz şey su gibi akar gider…
Bu dünya bir seyrangâh her gelen bakar gider…

Utanma duygusunu kaybedince insanlar
Ahlak yerde sürünür, haysiyet, vakar gider…

Oturma namertlerin haram sofralarında!...
Yediğin her lokmayı, başına kakar gider…

Ne götürdü gidenler sade bir ruhtan gayri?
Puslanır gönül göğü, şimşekler çakar gider…

Miş’li geçmiş zamanda çekimlenir eylemler
Ruh, anı sepetini koluna takar gider…

Gidenler dönmez geri, hüzün dağlar misali
Hasret baldıran zehri, içimi yakar gider…

Zücaciye dükkânı fillere olur mekân
Camlar kanatır canı, cüsseli sakar gider…

Riyakârlık postunda dalkavuklar oturur
Haysiyetli yürekler gün gelir bıkar gider…

Yakın olur ıraklar, tükenince sermaye
Son verir mahpusluğa, ruh tenden çıkar gider…

Hazan vakti tarumar olur gönül bahçemiz
Sinsice gelir ecel, kurşunu sıkar gider…

Şakaklara yağar kar, ferini yitirir göz
Pıhtı denen bir zerre damarı tıkar gider…

Güvenme bu dünyanın sahte saltanatına
Sel gibi gelir ecel, bendini yıkar gider…

Zulmün altın çağında iffet yerde sürünür
Bu çağın mücrimleri boynunu büker gider…

Gönüller yangın yeri, edep, ahlak firarda
Su ile arınmaz ruh, tuz bile kokar gider…

Katrandan şeker olmaz, her şey çeker nesline
Arı yapar balını, akrepler sokar gider…

KALENDER