DİLİME DOKUNMAYIN

Ne zemheri ne ateş, yaprağın soldurmadım.
Yar gördüm, yaren gördüm, birine yoldurmadım.
Can suyunu vermeden bardağın doldurmadım.
Gönül bahçem içinde gülüme dokunmayın.
Canımdan can koparın da canıma dokunmayın

Oğuzların boyundan oğlu ben kızı benim.
Orhun'un kitabesi, taşlarda yazı benim.
Uzun ince bir yolda Veysel'in sazı benim
Kirlenmesin tezenem, telime dokunmayın
Canımdan can koparın da canıma dokunmayın

Zemheride ne ile ısınmıştı bu ocak
Başımı yasladığım birm anada bir kucak
Güneşten daha kızıl, kanımdan daha sıcak
Hilale yıldızıma, alıma dokunmayın
Canımdan can koparın da canıma dokunmayın

Ateşlerde yanayım, çekeyim de ayazı,
Ondan ayrı düşmemek bu ozanın niyazı
Cihanın aktan akı, ömrümün kar beyazı
Ağzımda ak sütüme, balıma dokunmayın
Canımdan can koparın da canıma dokunmayın

Aslı, Şirin'den özge, bendeki yârlığıdır.
Bir ulusun şerefi, arıdır, arlığıdır.
Bozkırda guzum diyen anamın varlığıdır.
Şu benim ahvalıma, halıma dokunmayın
Canımdan can koparın da canıma dokunmayın

Adem bozmadı oysa, sadakatte andını
Kaç maraz bulacaksın bir sorgula kendini
Bir ulusun gözyaşı bırak yıksın bendini
Kimliğimin nişanı selime dokunmayın
Canımdan can koparın da canıma dokunmayın

Şimalimden serhata bir güzelin nakışı.
O bir köy çocuğunun ürkek ürkek bakışı
Türkçemi lisan eyler Sakarya'nın akışı
Torosların başında yelime dokunmayın
Canımdan can koparın da canıma dokunmayın

Hangi aklın emrine sözcükler yoz oluyor
Cihan rengin yitirmiş, gördüğüm boz oluyor
Sinemden vurmaya beni, düşmana koz oluyor
Yandığım yeter artık külüme dokunmayın
Canımdan can koparın da canıma dokunmayın

Mehmet Bey'in oğluyum gözü gibi sakınan.
Bir fermana uymuşum kaç yüz yıldır okunan
Yenisey'den Uygur'a çile çile dokunan
Sevdayla düğüm düğüm, kilime dokunmayın
Canımdan can koparın da canıma dokunmayın

EFNAN