ÜMMETİN SULTAN’I HOŞ GELDİN Yazdır
Yakup Tufan tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 23 Temmuz 2012 14:54

„Ey îman edenler! Sizden önceki (ümmet)lere yazıldığı gibi, sizin üzerinize de oruç tutmak yazıldı (farz kılındı). Olur ki bu sâyede takvâya erersiniz.” (Bakara – 183)

Bu dünyada; “insan” olmak bir nimet, “İslam” olmak bir ihsan ve “Muhammed Ümmet”i olmak ise bir bahtiyarlıktır. Bununla birlikte bu değerler bir selahiyettir ve aynı zamanda bir mesuliyettir. Bunların şuurunda olmak ve buna uygun bir hayat sürmek lazım. Ancak o zaman iki cihan saadetine erişmek mümkün olur. Her şeyi en iyi bilen Allah’tır. O, bizi kendine hakkıyla bir kul ve Resulü Muhammed Mustafa’ya (sav) hayırlı ümmet olmaktan mahrum etmesin.

 

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de bizim nasıl bir kul olmamız gerektiği ile ilgili şöyle buyurmaktadır: “(O mü'minler;) tövbe edenler, ibâdet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten vazgeçirmeye çalışanlar ve Allah'ın sınırlarını (koyduğu hükümleri) koruyanlardır. (İşte, böyle) mü'minlere (cenneti) müjdele!” (Tevbe – 112)

 

Elbette kainatta hiç bir şey boş değil, boşuna değildir ve hiç bir yaratık başı boş değildir. Her şey bir gaye, bir düzen ve intizam içerisinde yaratılmıştır. Ayrıca her şeyin bir başı ve bir de sonu vardır. Her şey kendi mecrasında akıp gider. Başı ve sonu olmayan  ise yalnız Allah’tır. O her şeyi yaratan ve gözetendir. O Allah, rahmeti, merhameti ve mağfireti bol olandır. O, hüküm ve hikmet sahibidir. Nimet veren, ihsan eden de O’dur. Gecelerden “Leyle-i Kadir”i bin aya bedel eden O’dur ve  Ramazan’ı  11 aya “SULTAN” yapan da odur. İki cihan serveri, nebiler nebisi, son Peygamber Muhammed Mustafa’nın (sav) Ümmeti’ni “Şehr-i Ramazan”a kavuşturan da O’dur. O, bizi Sultan’ın feyz ve bereketinden mahrum bırakmasın.

 

Allah Resulü bir Hadis-i Şerif’inde şöyle buyurmaktadır: “İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe’ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak.”

 

Ey Müminler!Biz,  Eşref-i Mahluk (yaradılmışların en şereflisi) olarak dünyaya geldiğimiz için bir bedel ödemedik, bu nimet bize meccanen verildi. Öte yandan Müslüman bir anne ve  babadan  dünyaya geldik, bu da bize meccanen ihsan edildi. Hava ve güneş, aldığımız nefes, ise hepsi meccenen. Düşünelim: Biri bize bir tas su veya bir bardak çay ikram etse, ona karşı içimizde mutlaka  bir şükran duygusu oluşur ve teşekkür etmeyi kendimize bir borç biliriz değil mi?

Ey Ademoğlu! Allah’ın ihsan ettiği bunca nimete karşı sen ne yapmalısın, nasıl bir şükran duygusu içerisinde olmalısın, bunu hiç düşündün mü?

Ey Müslüman! İnsanlar içerisinde Allah seni  Müslüman olmakla şerflendirmiş ve buna karşı sen nasıl bir teşekkür  etmelisin, buna hiç akıl erdirdin mi?

Ey Muhammed Ümmeti! Cennet meccanen değil, bunu bil!

 

Önderimiz, Rehberimiz, Sevgili Peygamberimiz: “Recep Allah’ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan ümmetimin ayıdır.” buyurmaktadır.

 

Bugün Ümmet Sultan’a kavuştu. Muhammed Ümmeti 11 ayın Sultan’ı Ramazan-ı Şerif´e kavuştu. Müminler için berket, muhabbet, şefkat ve merhametin bol olduğu Ramazan geldi.

 

Muhterem Müminler! Bu  mübarek ayın kıymetini hakkıyla bilelim ve hayatımıza yeniden bir çekidüzen  verelim.

Şimdi tefekkür edelim; Biz kimiz, nereden geldik ve nereye gidiyoruz.

Muhasebe yapalım; geçmişi bir film şeridi gibi gözden geçirelim ve geleceği hak çizgisine yönlendirelim.

Yaratılışın mana ve geyesine akıl erdirelim.

Aziz kardeşlerim! Ramazan ile buluşma, Sultan’a kavuşma, bizim için bir milat ve bir dönüm noktası olmalı.

Feyz ve bereketi bol bir Ramazan-ı Şerif  geçirmeniz niyazıyla...

Dinslaken, 20 Temmuz 2012/ 1 Ramazan 1433
Yakup Tufan

Teilen
Share on Myspaceflodjis-web.deVZ Netzwerke


Daha Yeni Yazılar
Daha Eski Yazılar

 

Buraya yorum ekliyebilmeniz için sitemize kayıt olmanız gerekli. Kayıtlıysanız giriş yapmanız gerekli.