Sarıyahşililer Derneği
::: Geislingen | Köln :::
    Home Konuk Yazarlar KONUK YAZARLARIMIZ TÜRKİYE’NİN MÜSTAKBEL ANAYASASI
Bizi Facebook ve Twitter'den de takip edebilirsiniz.
Ana Menü
Sitedekiler
Üye bağlı değil...
Bağlı Misafir Sayısı: 16
Üye Menüsü

Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla

Sarıyahşi Neresi Mi?

>> TIKLA ve GÖR<<
(Flaş Animasyon)
-----------------------------------
HAVADAN GÖRÜNTÜLER
(Havadan çekilmiş Resimler)

İbrahim Düğer

Bekdikli Şairimiz İbrahim Düğer'in şiirleri için tıkla...
Sarıyahşili Ozanımız Sayın İbrahim Düğer'den Şiirler

Bunları Biliyor Musunuz?

>>OKU - | - SARIYAHŞİ<<

Diğer Sitelerimiz

- Cep (Mobil) Sitemiz
Şehit ve Gazi Sitemiz
Resim Sitesi - 1 (arşiv)
Resim Sitesi - 2 (arşiv)
Önceki html Sitemiz
- Sariyahsi Facebook
- Sariyahsi Twitter
- Kaymakamlık Sitesi
- Belediye Sitesi

En Son Burda Olanlar
atufyt 27.09.|03:38
ludietimbery454146 09.06.|11:11
libbytebbutt704597 31.05.|01:53
harleybidwell420300 24.05.|23:46
janelleoldham04097598 30.04.|15:41
JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval
BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?
Eski Köy odaları: İlk Mehmet efendinin (Eraslan'lar), Çalıuşağı'nın (Çelik'lerin) ve daha
sonraları çoğu kabilelerin köy odaları olmuştur. Köy odaları: Önceleri hotel ve
motel olmadığı için, bir başka il, ilçe, köylerden gelen misafirler bu köy odalarında ağırlanırdı.
Yatması, yıkanması, yemesi ve içmesi köy odasının sahibi kabileler tarafından giderilirdi.


TÜRKİYE’NİN MÜSTAKBEL ANAYASASI PDF Yazdır e-Posta
Yakup Tufan tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 05 Mayıs 2012 23:14

Yeni anayasanın yazılmaya başlandığı bugünlerde, gelecekte sağlam adım atmak için mutlaka  geriye dönüp geçmişe bir bakmak lazım.  Gelecekten emin olmak için mutlaka geçmişten ders almak, ibret almak lazım. Çekilen acılar ve sıkıntılar; gayri insani, gayri milli ve la dini hareket ve müdahalelerin bedelinin ne kadar ağır olduğunu akıldan çıkarmamak lazım. Yoksa acı ve hüsranın sonu gelmez; münakaşa ve müdahalelelerin ardı arkası kesilmez.
 
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanıyla birlikte bir kısım güç odakları, -canıyla kanıyla mücadele eden ve vatan toprağını kurtaran aziz milleti- hiçe saydılar. Bin yıllık geçmişe, milli ve manevi değerlere sırt çevirdilerler ve hatta onlara karşı amansız savaş ilan ettiler. Koca bir “millet” , yeni bir “ulus” inşası hülyası uğruna per perişan edildi. Türk Milleti’ne uymayan, ona olmayan batı elbisesini libas diye zorla giydirdiler. Kimi zaman  “medeniyet”, kimi zaman “çağdaşlık” adına ve zorla millete kabul ettirmeye çalıştılar. Böylece, Elif- Be „latin”, fesimiz “şapka” ve Cumamız “Pazar” oldu. Bunları kabullenmeyenler ise  ya istiklalinden, ya istikbalinden ya da canından oldu. İş bununla da bitmedi: Tek parti veya şeflik dönemimde bütün bir millet kul ve köleliğe adeta mahkum edildi. İmtiyazlı zümrenin; askerde emir eri, sivilde kulu kölesi oldu. Daha da vahimi ise bu sistemi koruma ve kollama adına hemen hemen her onyılda yapılan bir darbe veya verilen muhtıralarla hükümetler alaşağı edildi ve silahların gölgesinde “halksız demokrasiler” ve “cumhursuz  cumhuriyetler” ilan edildi.

Şimdi tarihten ders almak, akıl erdirmek ve fikir üretmek zamanıdır. Şimdi cesaret ve metanet zamanıdır. Şimdi geçmişle yüzleşme zamanıdır. Şimdi doksan yıldır çekilen acıları, sıkıntıları dindirmek; din ve töre ile barışmak, adalet ve hakkaniyetle muamale etmek zamanıdır. Zaman
geleceğe emin adım atmak  için sağlam temellere dayanmak; milli, manevi ve insani değerler ile bütünleşmek zamanıdır.

Bugüne kadar çeşitli bahanelerle, güç ve silah zoruyla iktidarı ele geçirenler; halka karşı demokrasiyi, cumhura karşı cumhuriyeti korumayı kendilerini yükümlü sayanların dayandığı noktalar nedir, ona bakmak lazım. Cumhur tarafından seçilmiş, halk tarafından iktidara getirilmiş sivil hükümetleri çalışamaz hale getiren, derin mihraklarla işbirliği yapan  güçlerin dayandığı noktaları  iyi bilmek ve doğru analiz etmek  lazım.
Demokrasiye “balans ayarı yapmak” ve “halkı hizaya getirmek” isteyen güçler; cumhuriyeti, anayasayı, laikliği(?), çağdaş yaşamı(?) ve batı hayat tarzını korumak(?), kollamak veya yeniden inşa etmek için iktidarlara el koyduklarını her vesileyle ilan ettiler. Türkiye yıllarca bu sahnelere şahit oldu, halk ezildi ve millet horlandı. Müslümalanlar zulme uğradı, başörtülü gencecik kız öğrenciler ikna odalarında  manevi işkencele ve zulümlere maruz kaldılar.

Şimdi Türkiye’de yeni bir dönem başlıyor ve yeni anayasa yazılıyor. Çok akıllı olmak, çok şuurlu olmak ve mutlaka öze dönmek lazımdır. Bu milletin yüzde doksandokuzu müslüman ise, İslam’sız bir anayasa olur mu? Bu millet örf, maneviyat ve milli değerler ışığı altında devletler kurmuş ve imparatorluklar yaşatmıştır. Osmanlılar yetmişiki milleti birarada tutmasını, barış ve huzur içerisinde yaşatmasını bilmiştir. Tarihsiz düşünmek ve geleceğe geşmişsiz bakmak asla akıl işi değildir.  Geçmişi olmayanın elbette geleceği de olamaz.

TÜRKİYE’NİN MÜSTAKBEL ANAYASASI: Bir kişi, bir kurum veya bir zümrenin değil, bütün bir milletin, Türk Milleti’nin anayasası olmalıdır. İnsanlar rengine, cinsine ve cibilliyetine göre değil, hak ve hakkaniyet, eşitlik ve adalet ölçüsünde değer bulmalıdır.

TÜRKİYE’NİN MÜSTAKBEL ANAYASASI:  Hak ve halkın, eşitlik ve adaletin, insan haysiyet ve şerefinin, hoşgörü ve çeşniliğin, istikbal ve istiklalin temel ilke ve anlayışına dayanmalıdır.

TÜRKİYE’NİN MÜSTAKBEL ANAYASASI: Yaldızlı fakat içi boş ve ruhsuz ifade ve ibarelerden uzak olmalıdır. Demoklesin kılıcı gibi milletin tepesinde duran “laiklik” ibaresi anayasada yer bulmamalıdır. Referans İslam, Cuma günleri tatil olmalıdır. Her kişi, kurum ve kuruluş kendi haddini ve sınırını bilmelidir. 

TÜRKİYE’NİN MÜSTAKBEL ANAYASASI: Türk Milletini bir  ve bütün bilmelidir. Asla ırkçılığa, ayrımcılığa, bölgeciliğe müsamaha göstermemelidir. Ayrışmaya değil bütümleşmeye kapı ve kanat açmalıdır.

TÜRKİYE’NİN MÜSTAKBEL ANAYASASI: Türkiye dışında çeşitli ülkelerde yaşayan Türk topluluklarını gözetmeli, onları kollamalı ve onlara „vatandaş” muamelesi yapmalı veya  “çifte vatandaşlık” hakkı vermelidir. Türk dünyası, İslam ve insanlık alemi ile bütünleşe bilmelidir.

TÜRKİYE’NİN MÜSTAKBEL ANAYASASI: Türkiye’nin, demokrasi ve cumhuriyetin yegene hahibi, korucusu ve kollayıcısı olarak yalnız ve yalnız bu aziz  milleti bilmelidir, vesselam!

Dinslaken, 27.04.2012

Yakup Tufan


 

Buraya yorum ekliyebilmeniz için sitemize kayıt olmanız gerekli. Kayıtlıysanız giriş yapmanız gerekli.
Köşe Yazarlarımız
Doç. Dr. Kemal Koçak
Kamuran Çelik
Arif Demirel
Hatice Bozkurt
Konuk Yazarlar
Memduh Öztaş
* En Son Eklenenler *
Mesaj Panosu
Eklenen en son mesaj:
ali ihsan aydın
SA.Her hepimizin. 
Günleri AYDINLIK, 
Zaman
- Ajans68 / Haber -
>>> Diğer yazıları oku...
>>> Arşivdeki haberler...
TV'ler, Radyolar ve...

Türk TV'ler
STAR TV * CNN.Türk
KANAL B * ULUSAL K
BengüTV ShowTürk
* Art TVTRT TV'Ler
-------------------------

Radyolar:

Meropol FM /Almanya 
3 Hilal / Milli, siyasi
Radyolar / Karışık
Haber Türk / Genel
Polis Radyosu / Genel
Kırşehir / Yerel
Damar FM /Arabes
Alem Radyo /Arabes.
AKRA FM / Dini
__________________

 Kameralar
Türkiyeden

İstanbul
Konya
Dünyadan:
Dortmund (Alm)
Köln (Alm)
München (Alm)
Neu-Ulm (Alm)
Tokyo (Japonya)
Eyfel Kulesi (Fransa)

Seçme Sözlükler

Öz Türkce kelimeler
Sarıyahşi Sözlük
Türkçe Sözlük (TDK)
Osmanlıca Türkçe Sözl.
Sourtimes Sözlük (Alt)
Türkçe, Almanca ve İng.
İsminizin Anlamı Nedir?
.....................................
>> Namaz vakitleri <<
-----------------------------